12 Aralık 2018 Çarşamba
Ana Sayfa / Güncel / AYD: Birçok AVM yatırımcısı iflas edecek
avm

AYD: Birçok AVM yatırımcısı iflas edecek

Alışveriş Merkezleri ve  Yatırımcıları Derneği (AYD) sözleşmelerde TL’ye geçişi düzenleyen tebliğ taslağının, güncel olmayan bir döviz kuru uygulamasını öngören mevcut haliyle hayata geçirilmesi halinde birçok AVM yatırımcısının iflas edeceğini, banka kredilerinin  ödenmesinde de büyük sorunlar yaşanacağını söyledi.

AYD, taslağın bu haliyle uygulamaya konulması halinde,  bankaların da AVM yatırımcılarına kullandırmış oldukları döviz  cinsinden kredileri kanunda belirtildiği şekilde Türk Lirası’na  çevirmek zorunda olduğuna vurgu yaptı.

Resmi Gazete’nin 13 Eylül sayısında yayımlanan Türk parası  kıymetini koruma hakkında 32 sayılı kararda değişiklik yapan  cumhurbaşkanı kararına göre, Türkiye’de yerleşik kişilerin,  bakanlıkça belirlenen haller dışında kendi aralarındaki menkul  ve gayrimenkul kiralama, leasing ile işi, hizmet ve eser  sözleşmelerinde sözleşme bedeli ödeme yükümlülükleri döviz  cinsinden veya döviz endeksli olarak kararlaştırılamayacağı  hükme bağlandı.

Bununla ilgili hazırlanan tebliğ taslağına göre 2 Ocak 2018  öncesi sözleşmeler için 2 Ocak kuru kullanılırken; 2 Ocak 2018  sonrasındaki sözleşmeler için ise sözleşme tarihindeki kur  geçerli olacak.

Tebliğ taslağı ile ilgili açıklama yapan AYD, kararın mevcut  haliyle tüm gayrimenkul sektörünü olumsuz etkileyeceğini, yeni  yatırımların da önünün kesileceğini belirtti.

Türkiye’deki 58 milyar dolarlık AVM yatırımının 17 milyar  dolarlık kısmının tamamen yabancı sermaye tarafından  gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, uygulama ile birlikte  banka kredilerinin ödenmesinde büyük sorun yaşanacağı, birçok  AVM yatırımcısının da iflas edeceğine dikkat çekildi.

Açıklamada, “AVM’lerin fonlaması da diğer gayrimenkul  yatırımları gibi büyük oranda döviz kredileri ile uzun vadeli  olarak yapılmıştır. Dolayısıyla bankalara tüm kredi faizi ve  geri ödemeler döviz ile yapılmak zorundadır. Sektörümüzün döviz  ile olan borçluluğu ise 15 milyar dolar seviyelerindedir.  Dövizle olan borcu TL ile, üstelik güncel olmayan bir döviz kuru  ile toparlamak ve bankalara ödemek imkânsız hale gelecektir”  denildi ve şöyle devam edildi:

“Bu karar sonrası, bankalara temlik olarak verdiğimiz ve  AVM’nin değerini gösteren kira kontratlarının değeri de aynı oranda düşeceği için bu durum, bankaların ek teminat istemelerine de sebep olacaktır… Bu karar ile birçok AVM yatırımcısının iflas edeceği, banka kredilerinin ödenmesinde büyük sorun yaşanacağı bir gerçektir.”

BANKALAR DA KULLANDIRDIĞI KREDİLERİ TL’YE ÇEVİRMELİ

Kiraların güncel olmayan kurdan TL’ye çevrilmesi durumunda  AVM yatırımcılarının döviz cinsi kredilerinin ne olacağının da  soru işaret olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Bankalar ve  finansal kuruluşları tarafından geliştirme faaliyetleri finanse  edilmiş olan gayrimenkullere sahip şirketler, bu kanun  kapsamında döviz cinsinden yapmış oldukları gayrimenkul kiralama  sözleşmelerini TL’ye çevirdikleri taktirde, ilgili bankalar da  kullandırmış oldukları döviz cinsinden kredileri yine bu kanun  maddesinde belirtildiği şekilde Türk Lirası’na çevirmek  zorundadırlar” denildi.

Türkiye’ye son 10 yılda giren direkt yabancı sermayenin  yüzde 12’sinin AVM yatırımları ile gerçekleştiği belirtilen  açıklamada, bu yönetmeliğin yabancı yatırımcının Türkiye’de çok  ciddi miktarda kayba uğraması ve Türkiye’den uzaklaşması  anlamına geleceği ifade edildi.

BEKLENTİMİZ KİRA BEDELİNİN ENFLASYON ORANINDA ARTIRILMASI
Açıklamada ayrıca kontratların güncel olmayan bir kurdan  TL’ye çevrilmesi ve kontrat süresince enflasyonun  uygulanamayacak olmasının da bir diğer problem olduğuna dikkat  çekildi.

“Unutulmaması gereken önemli bir husus da AVM’lerde kira  kontratlarının dinamiği 5+5 yıl toplam 10 yılık bir mantıkla  yapılmakta olmasıdır. Dolayısıyla yukarıda bahsedilen karar ile  10 yıllık bir süre zarfında kiralara zam yapılamayacak olması  anlaşılmaktadır ki bunun bir ifade hatası olduğunu
düşünmekteyiz” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bakanlığımızın normal kontratlarda olduğu gibi senelik artışlara izin vereceğini, hatta alışveriş merkezi yatırımcısının ödeme kabiliyetini artırmak için bu artışların 3  aylık dönemlerle enflasyon artışlarına göre yapılması  gerektiğini düşünüyoruz. Bu yapılmadığı takdirde sektörün  sürdürülebilirliğinin tehlikeye atılacağını göz önünde  bulundurmak gerekmektedir…Beklentimiz ve perakendeciler  tarafından da kabul görecek olan uygulama, her kira yılı sonunda  bir önceki yılın kira bedelinin enflasyon oranında arttırılması  ile yeniden belirlenmesidir.”