30 Mayıs 2020 Cumartesi
Ana Sayfa / Emlak Haberleri / İstanbul ofis piyasasında ilk çeyrekte neler oldu?
istanbul

İstanbul ofis piyasasında ilk çeyrekte neler oldu?

Colliers International Türkiye tarafından İstanbul ofis piyasasına ilişkin 2020 ilk çeyrek raporu yayınlandı.

İstanbul A sınıfı ofis piyasasında, 2020 yılı ilk çeyreğinde, COVİD 19 salgını öncesi,  2019 yılı son çeyreğine göre ortalama kira rakamları, Türk Lirası bazında hem genel ortalamalarda hem de bölgesel ortalamalarda yükseldi.

Rapora göre, İstanbul’daki toplam ofis stokunun bölgesel dağılımı incelendiğinde; en yüksek A sınıfı ofis stokuna sahip bölgelerin, toplam stok payları büyüklük sırasıyla, MİA (%32), Kozyatağı/Ataşehir (%16), Kağıthane/ Cendere (%15), Ümraniye (%13) ve Maslak (%12) olduğu görülmektedir. Bu dört bölgedeki toplam ofis stoku İstanbul genelinin yüzde 88’ini oluşturuyor.

2020 yılı ilk çeyreğinde, İstanbul Avrupa ve Asya Yakası’ndaki toplam A sınıfı ofis boşluk oranı, 2019 yılı son çeyreğine göre, yüzde 32,34’den yüzde 28,42’ye geriledi. Boşluk oranları Avrupa Yakası’nda, 2019 yılının son çeyreğinde yüzde 35,20 iken, 2020 yılının ilk çeyreğinde yüzde 30,46’ya düştü. Asya Yakası’nda ise yüzde 27,39’dan yüzde 24,90’na düştü.

Genel ortalamadaki bu düşüş, bölgesel baz da ise, Kavacık dışındaki tüm bölgelerde hissedildi. En büyük değişimler ise Kâğıthane/Cendere, Maslak, Ümraniye ve İstanbul Doğu bölgelerinde görüldü.

Covid-19 etkisi negatif olacak

Raporda koronavirüs ile ilgili şu değerlendirmede bulunuldu:

“Salgının henüz başında olduğumuz bu dönemde, süreci oldukça ilerlemiş olan mevcut işlemlerin, bazılarında alan düşürülerek devam edildiği ancak bazılarının ise ertelendiği veya en az 2020 yılı için iptal edildiği görülmektedir.

Şirketler kısa vadede nakde ihtiyaç duyduklarında gayrimenkule kaynak ayırma olasılıkları azalacaktır. Daha şimdiden birçok uluslararası şirketin 2020 yılı tüm yatırımlarını iptal ettiklerini haber alıyoruz. Ayrıca bu dönemde birçok şirket uzaktan çalışma modeline geçiş yapmak zorunda kalmıştır.

Uzaktan çalışma modeli, performans yönünden klasik ofis kullanıma benzer ve olumlu etkilere sebep oldukça, en azından belirli sektörlerdeki şirketler için devamlılık arz edebilir. Bu durum mevcut kiralanan alanların da küçülmesine neden olacaktır. Bu yöndeki gelişmeler boşluk oranlarını yükseltecek bir etkiye sebep olabilir.

Diğer yandan evden çalışma sisteminin başarılı olmasının bir başka sonucunun da; şirketlerin geçtiğimiz dönemlerde, alan azaltmak ve genel gider tasarrufu amacıyla, zaten devreye almaya çalıştıkları Çevik Çalışma (Agile Working) sisteminin daha da oturması ve kiralanan ofis alanlarının gittikçe düşüp, Flexible/Co-Work ofis sağlayıcılara yükselen talep oluşması olmasını bekliyoruz. Fakat Co-Work projelerindeki toplu/ ortak çalışma alanlarının ise kalıcı hale gelebilecek hijyen ve sosyal mesafe kurallarına uygun hale getirilmesi ve revizyona uğramaları gerektiğini de öngörmekteyiz.”